Siz hiç G-20 ülkelerinin CDS primlerine baktınız mı?

2019 yılı bitti. 2020’ye geldik. Hala banka mevduatının yarıdan fazlası yabancı para cinsinden. Nedir? Öncelikle Türklerin, Amerikan dolarına değil de, Türk lirasına güvenmesini temin edecek bir şeyler yapmak gerekir. Bu iş öyle polisiye tedbirlerle olmaz. Azarla, emirle, tehditle, imayla hiç olmaz. Önemli olan, milletin gönül rahatlığı için de kendi parasına güvenini sağlamlaştıracak tedbir setini bulmaktır. O tedbir seti neredeyse bir buçuk yıldır hala bir türlü bulunamadığı, kumda oynamak tercih edildiği için, vaziyet böyleyken böyledir.

O tedbir seti, 2020’de de bulunamazsa, vaziyet böyle kalmaya devam eder. Tasarruf açığı olan ülkenin finansman maliyeti hep yüksek kalır. Peki, burada hadisenin özü nedir? Türk lirasında durmak son derece riskli olduğu için, millet kendi parasını değil, yabancı parayı tercih etmektedir. Siz şimdi milletin banka hesaplarında yabancı para tutmasını pahalılaştırmak için tedbir alırsanız, millet, CDS (kredi İflas riski) primlerine bakıp hesabını yapar, yine yabancı parada kalır. Olmadı bankada tuttuğu parayı, yastık altına alır. Bizim burada kocaman faiz varken, yurt dışında negatif faizli tahvil alanlar gibi hesap yapar. Nedir? Türkiye’nin CDS primi, başka G-20 ülkeleri ile karşılaştırıldığında pek yüksek kalmaktadır. Bugün size G-20 ülkelerinin CDS primlerini anlatayım. Siz hiç G-20 ülkelerinin CDS primlerini karşılaştırdınız mı? Yıllar itibariyle nasıl oynadığına baktınız mı? Gelin bir bakalım.

Arabayı devirme ihtimali yüksek olanın sigorta primi yüksek olur

CDS primi, ülkelerin adı üzerinde iflas riskini karşılaştırmalı olarak bize göstermektedir. Bir ülkenin parasına yatırım yapan yatırımcılar, artık yaptıkları yatırımın geri dönmeme riskine karşı sigorta satın alabilmektedir. İşte CDS primi her bir ülke için ödenmesi gereken risk primini göstermektedir. Piyasaya dayalı bir göstergedir. Emirle, azarla, tehditle, imayla olsa olsa daha da yükselir. Nasıl otomobilinizi kazaya karşı sigortalatırken, sigorta şirketi, sürücünün, son yıllarda kaç kere kaza yaptığına falan bakarak olası kaza yapma riskini dikkate alıp, ödenmesi gereken sigorta primini saptıyorsa; ülkelerin CDS primleri de bir nevi ilgili ülkenin ekonomi yönetimlerinin kaza yapma ihtimalini bize göstermektedir. Ülkenin CDS primi yüksekse, o ülkenin borçlanma maliyeti aşağıya inmez. Nedir? Arabayı devirme ihtimali yüksek olanın sigorta primi de yüksek olur.

Kore’nin risk primi 46 puan iken, Türkiye’nin ki neden 300 civarındadır?

Grafik, 2010, 2017 ve 2019 itibariyle CDS primi en yüksek 13 G-20 ülkesinin CDS primlerini göstermektedir. Türkiye’nin CDS primi 2010 yılında 142 baz puan yani yüzde 1,42 iken, 2017 yılında 167, 2019 yılında ise 280 olmuştur. Türkiye 280 iken, Çin’in CDS primi 32, Güney Kore’nin risk primi 46 ve Brezilya’nınki 104’tür. G-20 ülkelerinden Arjantin’i listeden çıkardım. Çünkü Arjantin’in CDS primi 6.604, Venezuela’nın ki ise 5.890’dır. Onlar artık “doktorun ne yersen ye dediği” ülkeler kategorisindedir. Her ikisi de bir nevi araba devirme konusunda sabıkalıdırlar. Piyasalar dün yaptığınız hataları asla unutmaz. 2018 yılında Başkan Trump Rahip Brunson hadisesi ile ilgili tweet atıp Türkiye’yi tehdit ettiğinde başlayan kur krizi ile birlikte Türkiye’nin CDS primi 305’ten 582’ye zıplamıştı. Onu da hatırlatayım. Sonra biz Türkiye’de hızla kemer sıkıp, ekonomimizi küçültünce yabancı para ihtiyacı azalmış ve CDS primimiz önce 300’lere sonra da 280’e gerilemişti. On yıl önce 142'ydi.

Ne oldu? Grafikte CDS primlerinin son on yıldaki performansını da görmek mümkündür. 2010'dan bugüne Malezya ve Endonezya’nın risk primi yarı yarıya, Rusyanın ki neredeyse üçte birine inerken, Türkiye’ye yatırım yapmanın sigorta primi iki katına yükseldi. Hadise bir nevi budur. Türkiye’nin CDS primi, geçtim Kore’yi, Malezya’nın risk primi seviyesine bile gerilemedi. Hadi Malezya’nın 36’sı çok düşük, ya Brezilya’nın 104’ü? Yolsuzluk soruşturmaları, siyasi çalkantılar Brezilya’nın risk primini tepelere fırlatmadı. On yıl önce neredeyse orada kaldı, bir nevi göreli olarak düştü. Demek ki, oralarda bir şeyler her şeye rağmen yolunda gitti. Oralara daha bir dikkatli bakalım ve burada ne yapmamız gerektiğini anlayalım derim ben doğrusu.

Soru halen ortadadır: 2020’de işler yolunda gitsin, Türkler, Amerikan dolarına değil de Türk lirasına güvensin diye ne yapmak gerekir? Öncelikle ne yapmamamız gerektiğini biliyoruz sanırım. Ekonomi politikası olarak 2018'den beri yaptıklarımızı yapmanın risk primini aşağıya çekmediğini yaşayarak gördük. 2018'den beri CDS primi 280 altına hiç inmedi. Üstüne çıktı ama altına inmedi.

Şimdi Türkiye için bölgemizde jeopolitik risklerin daha da artacağı bir yıl olacak 2020. 2019 sonunda bakıldığında zaten öyleydi. 2020'nin hemen başında daha da önem kazandı jeopolitik riskler. Şimdi kontrol edebileceğimiz risklerin boyunu azaltmak, kontrol edemediklerimizin ise sayısının artmasına engel olmak gerekiyor. Kolay mı? Zor.

Bu köşe yazısı 06.01.2020 tarihinde Dünya Gazetesi’nde yayımlandı.

Notes from Turkey: It’s the economy, stupid

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store